Haber Detayı
25 Haziran 2020 - Perşembe 11:45 Bu haber 1333 kez okundu
 
MHP'li Bulut TİKTOK Rezaletini TBMM'ye Taşıdı
MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, çukur ve lağım bir kültürün Anadolu'yu kuşatmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.
MHP Haberi
MHP'li Bulut TİKTOK Rezaletini TBMM'ye Taşıdı

MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, TBMM Genel Kurulu'nda 216 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin birinci bölümü üzerinde MHP Grubu adına yaptığı konuşmada, borçlu olan çiftçilerin doğal efetlerle daha da zor durumda oluşuna dikkat çektikten sonra sosyal medya platformu TİKTOK rezaletine karşı önleyici tedbirler alınması gerektiğini ve çukur ve lağım bir kültürün Anadolu'yu kuşatmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.

 

AFETLERDEN DOLAYI ZARAR GÖREN VATANDAŞLARIMIZA GEÇMİŞ OLSUN DİYORUM

 

Kanun Teklifi üzerine konuşmaya geçmeden evvel son birkaç haftadır, çok yoğun bir şekilde dolu yağışına maruz kalan ve bu nedenle de tarladaki bütün mahsulü telef olmuş olan Niksar Ovası'ndaki çiftçilerimize, Erbağı'nın köylerindeki çiftçilerimize, yine Turhal ve Zile'nin köylerinde ağır hasara maruz kalmış çiftçilerimize geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Bursa'nın Kestel bölgesinde zarara uğrayan vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunarken hayatını kaybeden vatandaşlarımıza da Allah'tan rahmet diliyorum.

 

BORÇLU OLAN KÖYLÜ DOĞAL AFETLERLE DAHA DA SIKINTIYA GİRDİ

 

Bu ağır hasarı yaşayan köylerin önemli bir kısmında yerinde incelemeler yaparak vatandaşı dinlemiş bir milletvekili arkadaşınız olarak, ürününü kaybedip ekonomik darboğaza girmiş köylülerimizin çaresiz durumda olduğunu ifade etmek istiyorum. Devletimizin yetkilileri bölgelerde seferber olurken, çiftçilerimizin zararları için en adaletli ve hakkaniyetli çözümü üretmesi gerektiğine inanıyorum. Coronavirüs salgını sürecinde, banka kredileri ve borç senetleriyle zor durumda olan çiftçilerimiz, doğal afetler yaşayınca bu borçları ödeyecek durumları kalmadı. Devletimizin salgın sürecinde gösterdiği başarıyı, çiftçilerimize destek olunmasında da göstereceğine inanıyorum.

 

ADALETİN SÜRATLE TESİSİNE İLİŞKİN EKSİKLİKLER GİDERİLİYOR

 

Huzurda görüşülmekte olan 216 sayılı Kanun Teklifi'ne gelince kanun teklifinin metni incelendiğinde, özet itibarıyla adaletin süratle tesisine ilişkin eksikliklerin giderilmeye çalışıldığı, müphem hükümlere açıklık getirildiği, işlevini yitirmiş olan birtakım hükümlerin de kanun metninden çıkarıldığını görüyoruz. Yargı teşkilatının yaşamış olduğu, ağır travmanın bir neticesi olarak Türkiye'de kapsamlı ve köklü bir yargı reformu ihtiyacıyla ilgili Adalet Bakanlığı Yargı Reformu Strateji Belgesi adı altında bir yol haritası hazırladı. Burada istediğimiz kanunları çıkarabiliriz ama son tahlilde çıkaracağımız her kanunu muhakkak ama muhakkak uygulayıcısının vicdanına teslim etmek zorundayız. Dolayısıyla kanun metninde ne yazarsa yazsın uygulayıcının vicdanıyla sınırlı olan bu düzenleme bu Parlamentonun amacına, hedefine, aykırı bir anlamı uygulayıcının dilinde ve elinde kazanmaması lazım. Çünkü, her şey gelir döner, dolaşır ve insan unsuruna dayanır. İnsanın temiz, ahlaklı, vicdanlı ve faziletli olması gerekiyor.

 

AHLAKLI İNSANI HANGİ İKLİM İÇERİSİNDE YETİŞTİRECEĞİZ?

 

Türkiye, 15 Temmuz darbe girişimini vatandaşlarımızın devletine olan bağlılığı sayesinde atlattı. Geldiğimiz noktada devletimiz yeni baştan revize ediliyor, reformlar birbiri ardına yapılıyor. Bir millî güvenlik tehdidi ve tehlikesi hâline gelmiş ve önümüzdeki günlerde daha da artacağına inandığım bir tehlikeye işaret etmek istiyorum. Ahlaklı insanı hangi iklim içerisinde yetiştireceğiz? Bugün Türkiye'nin egemenlik haklarını tanımayan, Türk mahkemelerinden verilmiş kararları tanımayan âdeta bir sosyal bataklığa dönmüş olan sosyal medya iklimi tüm Türkiye'yi ve her tarafı kuşatmış durumda. Sizin evlerdeki çocuklarınız, bizim çocuklarımız, akrabalarımız, 18 yaşından küçük genç kardeşlerimiz artık bataklığa, çukura ve lağıma dönmüş bu sosyal medya iklimi içerisinde tamamen ama tamamen manipülatif bilgiyle, itibar suikastlarıyla, hakaretlerle ve iftiralarla bezenmiş bir sosyal medya iklimi içerisine hapsedilmiş durumda. 

 

TİKTOK GİBİ SOSYAL MEDYA REZALETLERİNE KARŞI ÖNLEYİCİ TEDBİR ALINMALI

 

Şimdi, isim vermek istemiyorum ama buradaki milletvekili arkadaşlarımızdan eğer hâlâ görmeyenler varsa lütfen şimdi ya da akşam eve gidince "Tiktok" denilen bir rezalet var, gitsinler bu rezaleti bir kontrol etsinler. Sizin belki ayda yılda bir göreceğiniz ama yeni neslin her gün içine günden güne daha da saplandığı bir bataklık hâline gelmiş bu sosyal medya platformlarından biz sağlıklı bir nesil çıkarmaya çalışıyoruz. 200 tane baskı yapan, bakın, sadece günlük 200 baskı yapan yerel gazetelerin dahi egemenlik hakkımızın bir gereği olarak Basın Kanunu'yla denetlenmiş olduğu bir ülkede bizim egemenlik haklarımızı tamamen hiçe sayan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları tarafından kullanılan, Türkiye'nin içinde yayın yapan ve maalesef "özgürlük" adı altında her türlü pisliği ve melaneti 12-13 yaşındaki çocukların gözünün içine sokan sosyal medya platformlarına karşı acilen bu Parlamentonun bir tedbir alması lazım. 

 

SOSYAL MEDYA KÜLTÜRÜMÜZE VE HUKUKUMUZA SAYGILI BİR ZEMİNE ÇEKİLMELİ

 

Kırıkkale Milletvekilimiz Halil Öztürk Bey bir kanun teklifi verdi. Elbette ki, bu kanun teklifinin kapsamı genişletilebilir, yeni tekliflerle daha zengin hâle getirilebilir. Bizim derdimiz bu platformların kökten kapatılması, yok edilmesi değil ancak bunu işleten şirketlerin Türkiye'nin egemenlik haklarına, ahlaki birikimine, kültürel birikimine, hukuk birikimine saygı duyacağı bir zemine çekilmesi. Bu, yalnız ama yalnız siyasi iktidar için, bizler için yahut da muhalefet için bir tehlike değil, bunu siyasi mülahazaların dışında değerlendirmemiz lazım. Evinizdeki evladınız bunlarla zehirleniyor, işte bir taraftan ahlaklı bir kuşağa, insan unsuruna bu kanunları teslim etmek mecburiyetimiz varken bu birbiri ardına çıkarmış olduğumuz kanunları yarın uygulayıcı olarak biz bu çocuklara teslim edeceğiz, bu gençlere teslim edeceğiz. 

 

ÇUKUR VE LAĞIM BİR KÜLTÜR ANADOLU'NUN DÖRT BİR YANINI KUŞATMAYA BAŞLADI

 

Hangi siyasi fraksiyona mensup olursa olsun, hangi siyasi çizgiye sahip olursa olsun ister muhafazakar bir ailenin çocuğu olsun, ister ülkücü bir ailenin çocuğu olsun, ister CHP'li, ister HDP'li bir ailenin çocuğu olsun, şu anda, bütün gençler birbirine benzemeye başladılar. Bütün değer yargıları, en dipte birbirine benzemeye başladı; çukur ve lağım bir kültür bütün Anadolu'nun dört bir yanını kuşatmaya başladı. 

 

FİKİR HÜRRİYETİ İLE KAMU GÜVENLİĞİ VE AHLAKİ DEĞERLER ARASINDA ORTA YOL BULUNMALI

 

Bu büyük tehlikeye karşı herkes uyanık olmak zorunda dolayısıyla fikir hürriyeti ile kamu güvenliği arasında, fikir hürriyeti ile gençlerin ahlak ve değeri arasında bir orta yol bulmak ve bu işi çözüme kavuşturmak zorundayız. Aksi takdirde, zerre kadar şüpheniz olmasın ki, yarın hepimiz gelip geçeceğiz ama bu devletin anahtarını teslim ettiğimizde, bu kanunları vicdanlarına emanet edeceğimiz insan malzemesini bulmakta zorluk çekeceğiz dolayısıyla huzurdaki bu kanun teklifini elbette ki yargı reformunun bir parçası olarak faydalı, zaruri ve kaçınılmaz görmekle birlikte işaret etmiş olduğumuz tehlikelerle ilgili de bu Parlamentonun en kısa zamanda bir çözüm üretmesi gerektiğini bir kez daha tekrar ediyorum.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, sosyal medya, TİKTOK, Türk Kültürü, Milli Değerler, MHP Haberleri
Yorumlar
Haber Yazılımı