Bahçeli: Türkeş'in Vizyonuyla Türkiye'yi İnşa Ediyoruz
MHP'nin Kurucu Genel Başkanı Başbuğ Alparslan Türkeş’in vefatının 29. yıl dönümü nedeniyle açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Alparslan Türkeş’in yaktığı meşalenin sönmeyeceğini, yaptığı zamanlar üstü çağrısının asla silinmeyeceğini belirterek, Alparslan Türkeş’in vizyonu doğrultusunda MHP ve Cumhur İttifakının milli özlem ve hedeflerimize kararlı adımlarla ulaşma, Türk ve Türkiye Yüzyılında lider ülke ve süper güç Türkiye’yi inşa etme gayretinde olduklarını söyledi.
ALPARSLAN TÜRKEŞ'İN VİZYONU DEVLET BAHÇELİ'NİN ÖNGÖRÜSÜ
1969 yılında Adana'da yapılan Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nin MHP'ye dönüşüp Üç Hilal amblemini aldığı Kurultay'da konuşan Başbuğ Alparslan Türkeş, İslâmlık ve Türklük gibi iki büyük kaynaktan fikir olarak beslendiklerini belirttiği konuşmasında; MHP'nin davasını ''İslam iman ve fazileti, Türklük şuur ve gururu, Türk kültürü ile 21. yüzyıl medeniyeti, uzay, atom, elektronik çağın yeni Müslüman Türk medeniyeti, davamız budur.'' sözleriyle açıklamıştı. 1980 darbesi sonrasında MHP'nin kapatıldığı dönemde kurulan MÇP'nin Genel Sekreteri olarak 1992 yılında Mersin'de düzenlenen programda konuşan Devlet Bahçeli, 2023 Lider Ülke Türkiye hedefini açıklarken; Başbuğ Alparslan Türkeş'in 21. yüzyıl vizyonundan hareketle, ''21. Asır Türk Asrı Olacak'' öngörüsünde bulunmuştu.
15 Temmuz 2016'da FETÖ hain darbe kalkışması sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin imzaladığı Cumhur İttifakı protokolüne ise İ'la-yı Kelimetullah davası, Nizam-ı Alem Ülküsü ve Türkiye Yüzyılı kavramları nakşedilmişti. Bügün ise MHP'nin Kurucu Genel Başkanı Başbuğ Alparslan Türkeş’in vefatının 29. yıl dönümü nedeniyle açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbuğ Alparslan Türkeş’in vizyonu doğrultusunda MHP ve Cumhur İttifakının milli özlem ve hedeflerimize kararlı adımlarla ulaşma, Türk ve Türkiye Yüzyılında lider ülke ve süper güç Türkiye’yi inşa etme gayretinde olduklarını söyledi.
MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ'DEN ALPARSLAN TÜRKEŞ'İ ANMA AÇIKLAMASI
Partimizin Kurucu Genel Başkanı Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’i ebediyete irtihalinin 29’uncu yıl dönümünde rahmet ve saygıyla anıyorum. 25 Kasım 1917’de Lefkoşa’da başlayan 80 yıllık kutlu bir ömür, 4 Nisan 1997’de Ankara’da son bulmuştur. Alparslan Türkeş, Türk milliyetçiliği fikrini kurumsallaştırarak geniş kitlelere ulaştıran, onu bir siyasî proje hâline getirip yurdun dört köşesine hatta sınırların ötesine yayan büyük bir fikir, dava ve devlet adamıdır. Açtığı ülkücü çığır, millî heyecan ve arzuları bir şuurda toplamıştır. Türkiye Cumhuriyetini ve Türk milletini korumak, güçlendirmek ve dünyada lâyık olduğu mertebeye ulaştırmak için millî bir görüş etrafında birleşilmesi gerektiğini savunan Türkeş, Türk milletinin tüm sorunlarından kurtuluşunun topyekûn bir kalkınma ile mümkün olabileceğini söylemiştir.
Merhum Türkeş Bey, Türk devlet ve siyaset hayatına derin izler bırakmış bir mücadele insanıdır. Fırtınalı yıllarda, zorlu şartlarda, sıkıntılı dönemlerde ilke ve ülkülerine cesaretle sahip çıkmış, duruşundan ve fikri tutarlılığından taviz vermemiştir. Hiçbir menfaat vaadine aldanmamış, yolundan dönmemiş, satanlardan, korkanlardan, terk edenlerden olmamıştır. Fani hayatını ülkesine, milletine ve ülkülerine adamıştır. Türk milliyetçiliğinin çile ve mücadeleyle geçen tarihine yakından şahit olmuş, müdahil olmuş, varlığı ile bu mücadeleye farklı bir anlam kazandırmıştır. Türkeş, Türklük ülküsü ile Türk milliyetçiliği davasının günümüze uzanan şerefli geçmişindeki en önemli şahsiyetlerinden birisidir. O, tarihten ilhamını alarak gözlerini geleceğin ufkuna dikmişti. “Emanet olunan davayı kucakladım. Hiç arkama bakmadan, tereddütsüz, hiçbir şeye aldırmadan yürüyorum.” sözleri ile büyük Türk milletinin elden ele taşınan mukaddes emanetini, nesilden nesile aktarma kararlılığını göstermiştir. Türk milliyetçiliğini, Türk milletini sevmek ve onu yükseltmek ülküsü olarak ifade ederek ömrünü bu gayeye hizmetle geçirmiştir.
Tutarlı hayat çizgisiyle, tavizsiz duruşuyla davamızın onuruna leke düşürmemiş; tehdit ve tehlikeler karşısında zaaf göstermemiştir. Büyük bir mücadele, engin bir gönül ve ülkü insanı olan Türkeş Bey, hayatını mukaddes davasına adamış, ruhunu Türk-İslâm ülküsünün başarısına vakfetmiş, sağduyunun gür sesi ve demokrasinin yılmaz bir neferi olmuştur. Haksızlık karşısında susmamış, geleceğin büyük Türkiye’sini planlamış ve bunu bıkmadan usanmadan anlatmıştır. Ne mutlu ki MHP, ülkemizin her sorununa cevap verebilecek fikir, vizyon ve kadroları yetiştiren bir siyaset mektebi ve ekolü haline gelmiştir. Fikriyatımız ve siyasi mücadelemiz aziz milletimizde ve mazlum gönüllerde karşılık bulmuştur. Merhum Türkeş Bey’in yaktığı meşale sönmeyecek, yaptığı zamanlar üstü çağrısı asla silinmeyecektir. Şanla, şerefle 57 yılı geride bırakan MHP, bugün dünden daha güçlü, daha gelişmiştir. Partimizin kurulduğu 1969’dan itibaren elde ettiğimiz birikim ve tecrübeler Türk ve Türkiye Yüzyılının inşa ve ihya müjdesi haline gelmiştir.
Merhum Türkeş, “Türk milletinin büyük ve şanlı mazisine lâyık bir istikbâl meydana getirme davası” olarak ifade ettiği Türk Milliyetçiliği davasını, “Türklük gurur ve şuuru ile İslâm ahlâk ve faziletini” bir potada eriten bir manevî temele dayandırmıştır. Türkeş, Milliyetçi Hareket’in temel felsefesini “insan sevgisi” olarak belirlemiş; “gerçek milliyetçiliğin, milleti meydana getiren her insanı hiçbir ayrım yapmaksızın aynı derecede sevmek” olduğunu savunarak millî birlik ve beraberliğimizin temelini kuvvetlendirmiştir. Türk milletinin en büyük gücünün, tarih boyunca gösterdiği birlik ve dayanışma olduğunu vurgulayarak Peygamber Efendimizin “birlikte rahmet ayrılıkta azap vardır” sözünü sıkça tekrar etmiştir. Ona göre “Türk milletinin kutlu güç kaynaklarından biri birlik, beraberlik ve iç barış ülküsüdür.” Onun “iç barış ülküsü” tabiri Türkiye’deki her türlü fitne, tefrika ve ayrılık hareketine karşı çağları aşan bir panzehir hüviyetindedir. Bugün büyük bir toplumsal kabule mazhar olan Terörsüz Türkiye vizyonu, “iç barış ülküsü” nün gerçeğe dönüşmesidir.
Türkeş’i gerçek manada anmak, hatırasını yâd etmek; O’nu doğru anlamaktan, ülküsünü ve fikirlerini bütünüyle korumaktan, eserlerine ve emanetine yüksek bir şuurla sahip çıkmaktan geçer. Merhum Türkeş Bey’in iki kutlu emaneti olan MHP ve Ülkü Ocakları emin ve ehil ellerde bugün milletimizin istikbal ve istiklal güvencesidir. Milliyetçi ülkücü hareket, aynı ilkelerle yolunda yürümeye devam edecektir. Başbuğumuzun vizyonu doğrultusunda MHP ve Cumhur İttifakı olarak milli özlem ve hedeflerimize kararlı adımlarla ulaşmak, Türk ve Türkiye Yüzyılında lider ülke ve süper güç Türkiye’yi inşa etmek gayretindeyiz. Bizim gücümüz Türk milleti, yegâne sığınak ve manevi mükâfatımız Rabbimizin himaye ve ihsanıdır. Ruhu şad, kabri nur, mekânı cennet olsun. Tüm dava büyüklerimizle birlikte Cenab-ı Hak ondan razı olsun.