MHP'li Öztürk'ten Fonlanan Medyaya Karşı Kanun Teklifi

Yabancı kaynaklardan fonlanan medya haberlerinin ve STK faaliyetlerinin psikolojik harekat unsuru olarak kullanılmasının milli güvenlik sorunu haline geldiğine dikkat çeken MHP MDK Başkanı ve Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, sahte haber ve manipülatif bilgiye dayalı psikolojik harekatların önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, yabancı kaynaklardan fonlanan medya ve STK'ların deşifre edilmesi ve faaliyetlerinin kontrol altına alınmasına yönelik TBMM'ye kanun teklifi verdi. 

 

BAĞIMSIZ OLDUKLARINI İDDİA EDEN BAZI MEDYA VE STK'LARIN FONLANDIĞI GÖRÜLMÜŞTÜ

 

Bilindiği üzere yakın zamanda ülkemizde faaliyet gösteren; özellikle kendilerini ‘bağımsız’ olarak tanımlayan bazı medya kuruluşlarına, başta ABD olmak üzere farklı Avrupa ülkelerinden fon aktarıldığı kamuoyuna yansımıştır. Kimleri fonladıklarına dair açıklama yapan yabancı menşeli kuruluşların açıklamalarıyla görüyoruz ki; bağımsız olduklarını iddia eden gazetecilerin yanı sıra çok sayıda sivil toplum kuruluşu da yabancı ülkeler kaynaklı fonlardan yüksek miktarda faydalandıkları görülmektedir.

 

FONLARI ALANLAR YABANCILARIN HANGİ EMELLERİNE HİZMET EDİYORLAR?

 

Peki yabancı ülkelerde faaliyet gösteren bu vakıf ve diğer kuruluşlar; neden Türkiye’de yüksek miktarda fonlar dağıtarak başta gazetecileri, sivil toplum örgütlerini kapsamları içine alıyorlar? Bu bağlamda yabancı kaynaklardan fon kullandıkları ortaya çıkan ve bugüne kadar bu durumu milletimizden gizleyen gazeteci ve sivil toplum kuruluşlarının mahçup açıklamaları hiç kimseyi tatmin etmemiştir. Ülkemizde; fon denilen kirli ve kayıtdışı paraları alıp, sözde bağımsız olduklarını iddia edenler, bu yabancı fonların hangi emellerine hizmet ettiler ve ne gibi faaliyette bulundular? Paralar nasıl geliyor, ne kadar ve neyin karşılığında veriliyor?

 

GERÇEK DIŞI HABERLERİN PSİKOLOJİK HAREKAT UNSURU OLARAK KULLANILMASI

 

Tarih boyunca psikolojik harekâtlar ülkemizde hasım güçler tarafından çeşitli biçimlerde ve farklı etkinlik seviyelerinde kullanılagelmiştir. Gerçek dışı haberlerin psikolojik harekât unsuru olarak kullanılması, milli birlik ve beraberlik, kamu barışı ve düzeni gibi temel değerlerimizi sarsmakta ve giderek bir millî güvenlik sorunu haline gelmektedir. Nitekim, son dönemde Türkiye’yi hedef alan dezenformasyon faaliyetlerinin ciddi boyutlara ulaşarak, Türk Milleti’nin milli birlik ve beraberliğini tehdit eder niteliğe büründüğü gözlenmektedir.

 

TÜRKİYE'DE YALAN HABERLERLE ALGI OLUŞTURMA FAALİYETLERİ ÖNLENMELİDİR

 

Gelişmiş ülkeler; bu alanda yasal düzenlemeler yaparak tedbirler almaktadır. Ülkemizde de yalan haber, algı oluşturma faaliyetleri önlenebilmelidir. Vatandaşlarımızın haber alma özgürlüklerinin manipülasyonla ihlal edilmesinin önüne geçilmesi, yabancı mali kaynaklarla finanse edilen Türkiye’de habercilik, yayıncılık sahasında veya sari alanlarda faaliyetlerde bulunan gerçek kişiler ile kuruluşlarda şeffaflık sağlanmalıdır.

 

TBMM BAŞKANLIĞI'NA FONLANANLARIN SİCİLİ TUTULMASINA YÖNELİK KANUN TEKLİFİ VERDİK

 

İlk imza sahibi olarak hazırlayıp TBMM Başkanlığı’na sunduğumuz kanun teklifi ile internet ve sosyal medya dâhil olmak üzere her türlü mecrada habercilik, yayıncılık faaliyetlerinde bulunanların yabancı mali kaynaklar ile finanse edilmesi halinde sicil tutulmasını öngördük. Yine Kanun teklifimizle yabancı kaynaklı fonlardan yararlanan kişi ve kuruluşların; ürettikleri içerik ve materyallerin kullanıcılarına, açıkça bu fonlardan ne şekilde ve hangi şartlarla faydalanıldığına yönelik gerekli bilgilendirmelerde bulunması amaçlanmaktadır.

 

KANUN TEKLİFİMİZ YASAL BOŞLUĞU ORTADAN KALDIRACAKTIR

 

Diğer yandan ülkemizde kamuoyu oluşturucu faaliyetlerinin şeffaflığına güçlü katkı, medya kuruluşlarının objektiflik ve tarafsızlığının da etkin olabilmesine katkı sunacak kanun teklifimiz yasalaştığında, yabancı kaynaklı fonlardan yararlananlar bir sicile kayıt olacaklardır. Söz konusu sicil; İçişleri Bakanlığı’nca tutulacak olup, bu fonlardan yararlananlar, o yabancı kuruluşun verdiği fonun hangi şartlarlar ve hangi faaliyetler için kullanılacağına dair bilgiler bu sicilde yer alacaktır. Tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi; bu alanda da yasal boşluğu kapatacak kanun teklifimizin Ekim ayında TBMM açıldığında yasalaşmasıyla, artık Türkiye’de bu alandaki faaliyetler şeffaflaşmış olacaktır.