Bahçeli: Hainlerden Hesap Sormaya Yeminli ve Kararlıyız

Güç kaybına uğrayarak hastalığa yakalanan devletin Cumhur İttifakı'nın hekimliğinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle tedavi edildiğine dikkat çeken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sözde demokrat özde despot olanlara ve kirli ilişkilere savrulanlara sandığın kaç bucak olduğunu 2023'te göstereceklerini belirterek, Şehitlerin, gazilerin, solan umutların, sönen ocakların, yetim yavruların, ciğeri yanmış dulların, gözü yaşlı anaların, için için ağlayan babaların hesabını sormaya MHP'nin yeminli Cumhur İttifakı'nın kararlı olduğunu söyledi.

 

MHP'NİN SİYASET ANLAYIŞININ MERKEZİNDE TÜRK MİLLETİ VARDIR

 

Bildiğiniz gibi, MHP'nin siyaset anlayışının merkezinde millet vardır. Acısı bir, sevinci bir olan, Geleceğini geçmişinin emanetleri üzerine kuran, Hayatın güçlükleriyle savaşan, Huzur ve refah arzusuyla dolup taşan, Alın teriyle, göz nuruyla, el emeğiyle rızkını arayan, Helal kazancıyla bereket bulan büyük bir milletin sevdalısıyız biz. Partimiz, gücünü ve güvenini milletinden alan bir siyasal düşüncenin savunucusudur. Onun için de adımız Milliyetçi Hareket’tir.

 

MİLLET OLMANIN DİNAMİZMİYLE MİLLİ DEVLETLER DOĞDU

 

Millet olma halinden daha güçlü bir yapı, daha demokratik bir imkan, daha kudretli bir seviye henüz bulunmamış, bulunamamıştır. Milletlerin varlığıyla yeryüzünün çehresi, medeniyetlerin yörüngesi değişmiştir. Millet olmanın dinamizmiyle milli devletler doğmuştur. Demokrasiler de millet gerçeğinden beslenmiş ve gelişmiştir. Bizim vazgeçmeyeceğimiz temel; millet gerçeği, millet oluşumudur. Milliyetçilik de bu gerçeğin ve oluşumun şuurla kavranması, gururla seslenişidir. Ancak milletleşme, sonuçlanmış değil devam edegelen doğal ve dinamik bir süreçtir. Beraberce yaşanan her gün, her saat, her an; tarihi nitelikli ittifakla benimsenmiş zengin bir dile, devasa bir kültüre, kutlu ülkülere doğru artan bir kaynaşmadır.

 

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE SÖZÜ ORTAK BİR HEDEFTE KUCAKLAŞMAYI TEMSİL EDER

 

Millet olma hali, toplumun sosyal, kültürel, ekonomik bağın tartışmasız uzlaşma alanıdır. Bir oyun havası ile neşelenmemiz, bir ağıtla hüzünlenmemiz bu yüzdendir. Milli bir zaferle sevinmemiz, doğal bir afetle üzülmemiz bu nedenledir. Millet olma şuurunun zemini ve çıkış noktası ise yükselen üst kimlik ve kültür unsurlarıdır. Ancak, millet olma hali, onu oluşturan alt kültürlerin, lehçelerin ve hatta kimliklerin inkârı anlamını da taşımayacaktır. Bu açıdan MHP'nin millet anlayışı dışlayıcı, yok sayıcı, ötekileştirici ve uzaklaştırıcı değildir, hiç de olmamıştır. Tamamen kültürel temelde dile getirilen “Ne Mutlu Türküm Diyene” sözü, ortak bir heyecanda, ortak bir hedefte kucaklaşmayı temsil etmiştir.

 

ETNİK KÖKEN, DİL, DİN VE İNANÇ FARKI GÖZETİLMEDİ

 

Bu itibarla, hiç kimsenin kökenini veya mezhebini öne çıkaran, kaşıyan, kanatan, küçümseyen, reddeden, aşağılayan, engelleyen, yasaklayan bir zihniyete yakın durmamız, böyle bir yanlışı tasvip etmemiz düşünülemeyecektir. Yine bu kapsamda, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda da millet kavramı birleştirici ve bütünleştirici bir rol oynamıştır. Etnik köken, dil, din ve inanç farkı gözetilmemiştir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının her biri bilakaydüşart Türk milletinin eşit, şerefli ve saygın fertleridir. Türkiye Cumhuriyeti devletini Türk milletinin birlikte yaşama ülküsü ve aynı kaderi paylaşma iradesi kurmuştur. Partimiz, ülkemizde yaşayan kardeşlerimizi “Türk milleti” varlığı içinde kucaklamıştır.

 

MİLLİ ŞUUR DİRİ OLDUKTAN SONRA HİÇBİR BÖLÜCÜ ÜZERİMİZDE OPERASYON YAPAMAZ

 

Şu kadarını söylemeliyim ki, milletin var olma azim ve iradesi olan milli şuur diri ve dirençli olduktan sonra hiçbir bölücü, hiçbir iç ve dış düşman üzerimizde operasyon yapamayacak, habis ve hain emellerine ulaşamayacaktır. Güvence çelikleşmiş milli birlik ve kardeşliğimizdir. Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasından İlk Meclis’in açılışına, oradan da kana boyanmış İzmir rıhtımına kadar milli onurumuza en ağır saldırı ve suikastlar yapılmıştı. Ne var ki, Türk milleti felaketlerin şiddetli ateşini birer birer göğsünde söndürerek istiklalini kurtarmasını bildi ve bunu milli birlik ruhuyla başardı. Mütareke yılları İstanbul’unda her gün Ayasofya’ya haç asanlara, Anadolu’nun bağrında askerlerini, dağlarında çetelerini, sokaklarında ise işbirlikçi memurlarıyla işgal komiserlerini gezdirenlere bu aziz millet teslim olmadı, göz yummadı, tamam demedi, eziyete ve zillete boyun eğmedi. İnanıyorum ki, bugün de eğmeyecek, bugün de tedavüldeki rezil oyunları alttan almayacaktır.

 

MÜSLÜMANLIĞIMIZI VE TÜRKLÜĞÜMÜZÜ TARTIŞMAYA AÇTIRMAYIZ

 

Gazali der ki, aklı bir kenara bırakıp sırf eskileri taklitle yetinmeye çağıranlar cahil, sadece akılla iktifa edip Kuran ve Sünnetin ışığından yararlanmayan da aldanandır. Hamd olsun, biz bu iki cevheri irfanla birleştiren Müslüman Türk milletiyiz. Ne Türklüğümüzü ne de Müslümanlığımızı tartışmaya açtırırız. Milli siyasetimizin yol haritası tarihle çizilmiş, milli kültürle belirlenmiş, akılla bezenmiş, ahlakla derinleşmiş, inançla dengelenmiştir. Meseleye genişletilmiş yeni damarlardan girersek şu gerçeği net olarak görmemiz mümkündür: Siyasal hedefler milletin manevi değerleriyle birleşmedikten, bu sayede billurlaşmadıktan sonra söylenen hiçbir söz millet vicdanında karşılık bulmayacaktır. 

 

MİLLETİN HASSASİYET VE İRADESİYLE ÇATIŞAN SİYASET GAYRİ MEŞRUDUR

 

Millete rağmen siyaset anti demokratiktir. Milletin hassasiyet ve iradesiyle çatışan siyaset gayri meşrudur. Milli iradeyi silahın vesayetine alan her girişim, her niyet, her müdahale ise darbedir. Özellikle ifade etmeliyim ki, millet iradesine cephe alan dayatmacı ve icazetli siyasetçilerin karşımıza geçip demokrat pozları vermesi su katılmamış ikiyüzlülüktür. Cumhur İttifakı millet ne diyorsa ona kulak veren, millet ne istiyorsa onu önceliğine alan, milletin ruh köküne tamamıyla muvafık siyaset yapan milli ve demokratik bir hüviyete sahiptir. Bizi, diğerlerinden ayıran müessir ve mümeyyiz fark da budur.

 

DEVLET HASTALIĞINI CUMHUR İTTİFAKI TEDAVİ ETMİŞTİR

 

Büyük İslam filozofu İbni Haldun, siyasal otorite sahibi ile siyasal iktidar ayrımı olduğunda devletin gücünden kayba uğramasının kaçınılmaz olduğuna işaret etmişti. Buna da devlet hastalığı teşhisi koymuştu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle bu hastalık kökten tedavi edilmiş, Cumhur İttifakı da bu tedavinin çok şükür hekimbaşı olmuş ve bu vasfıyla tarihe geçmiş, milli gönüllerde taht kurmuştur. Bugünün tarihi bir gün yazıldığında, geleceğin Türk nesilleri, kimin dürüst kimin dalavereci, kimin vatansever kimin vatansöver, kimin demokrasi yanlısı kimin demokrasi karşıtı olduğunu elbette idrak ve tescil edecek, hak ile batılın bir kez daha tefriki somutlaşmış olacaktır.

 

KİRLİ İLİŞKLİLERE SAVRULANLARA SANDIĞIN KAÇ BUCAK OLDUĞUNU 2023'TE GÖSTERECEĞİZ

 

Biz müsterihiz, müftehir bir vicdan müşahitliğinde kendimizden de ziyadesiyle eminiz. Çiğ süt içmediğimizden dolayı karın ağrısı çekmiyoruz. Mahcup olacağımız, tedirginlik duyacağımız, korkup saklayacağımız bir açığımız, bir eksiğimiz, bir zaafımız olmadığı için rahatız, gözümüzü budaktan sözümüzü de dudaktan esirgemiyoruz. Gündüz şapkalı gece külahlı; sözde demokrat özde despot olanların ne yaptığını, neyi amaçladığını, hangi kirli ilişkilere savrulduklarını hem görüyor, hem de onlara sandığın kaç bucak olduğunu göstermek için gün sayıyoruz. Erken seçim tartışmalarının sıcak gündemde tutulması maksadıyla sipariş açıklamalar yapan gafillerin, 2023 yılının Haziran ayını beklemek durumunda olduklarını bir kez daha hatırlatmayı lüzumlu görüyoruz.

 

TÜRKİYE'NİN GELECEĞİNİ HEBA ETTİRMEYİZ

 

Türk milleti, Cumhuriyeti’nin yüzüncü yıl dönümünü bir yanda bahtiyarlıkla kutlayacak, diğer yanda bizatihi kendi tarihi ve egemenlik haklarını savunarak Cumhur İttifakı’nı ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni demokratik zaferle taltif edecektir. Türkiye’nin geleceği heba edilemez, etmek için ortam kollayanlara fırsat verilemez. Bölücü terör örgütü PKK’nın keşif kolu ve gözetleme kulesi olan HDP’yle yasak bir ittifak şemsiyesi altında toplananlar, bunun adına da gerçek anlamından koparılmış demokratik güç birliği diyenler içine düştükleri zilletin bedelini er ya da geç ödeyeceklerdir. Hakem ve hakim olan millettir. Himaye edenimiz ise Cenab-ı Allah’tır.

 

HESAP SORMAYA MHP YEMİNLİDİR CUMHUR İTTİFAKI KARARLIDIR

 

Şehitlerin, gazilerin, solan umutların, sönen ocakların, yetim yavruların, ciğeri yanmış dulların, gözü yaşlı anaların, için için ağlayan babaların hesabı mahşere bırakılmayacak, bu dünyada mutlaka sorulacaktır. MHP buna yeminlidir. Cumhur İttifakı buna kararlıdır. İstiklal için birlik diyoruz. İstikbal için dirlik diyoruz. And olsun, kazanın Türkiye olacağına yürekten inanıyoruz. Kahraman bir millet kaybetmez, mazisinde de kaybetmemiştir. Korkaklar ise her gün kaybetmeye, her gün ölüp ölüp dirilmeye mahkumdur. Safımız belli, tarafımız belirgindir. Sevdamız millet, gücümüz devlettir. İçimizi Furkan nuruyla aydınlatmasını niyaz ettiğim Allah’a şükürler olsun ki, bu vatanı, bu milleti, bu devleti canı pahasına savunacak kahramanlarımız vardır ve hıyanete asla kapı aralanmayacaktır.