MHP'li Yaşar Yıldırım: Erdoğan ve Bahçeli’ye Sahip Çıkalım

MHP Kahramanmaraş İl Başkanı Hüseyin Vahit Demiröz'ün güven tazeleyerek yeniden seçildiği, Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi'nde düzenlenen MHP Kahramanmaraş İl Teşkilatının 14. Olağan Kongresinde konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, Asrın felaketini dahi hükümet karşıtlığına tahvil edip devletin varlığını sorgulamaya kalkışan muhalefetin 2023 seçimlerinde maskesinin bir kez daha düşüğünü belirterek, hedeflenen Türk Asrına ulaşılması için Erdoğan ve Bahçeli’ye Yerel Seçimlerde de sahip çıkılması gerektiğini söyledi. 

 

MHP'Lİ YAŞAR YILDIRIM'IN KAHRAMANMARAŞ İL KONGRESİNDE YAPTIĞI KONUŞMA

 

Allah’ın kılıcı, muzaffer komutan Halid Bin Velid Hazretleri’nin kutlulanmış ordusuyla zulmeti boğup aydınlığa çıkardığı mübarek Maraş’ım, Emir Buldacı’dan Yavuz Selim Han’a kadar göklerde ezanı, arzında Türk’ün tuğunu taşıyan mukaddes Maraş’ım, Sütçü İmam namlusunda patlayan hürriyet ateşinin, Rıdvan Hoca’nın “Maraş Kalesi’nde Türk bayrağı dalgalanmazsa namaz kıldırmam” çağrısında vücut bulup, düşmanı öz yurdundan süren Kahramanmaraş’ım! Asrın felaketinde molozlar altında kabristana dönen Yaslı Maraş’ım! Biz hep sana meftun, hep sana aşık idik. Bugün de bu yüzden burada bir aradayız.

 

6 Şubat 2023 tarihinde merkez üssü Pazarcık olan ve 11 ilimizi etkileyerek 50 bin canımızı toprağın koynuna verdiğimiz, 110 bine yakın yaralımızın olduğu depremde hayatını kaybeden kardeşlerimize bir kez daha Yüce ALLAH’tan rahmet, Türk milletine yeniden baş sağlığı diliyorum. Yaralı kardeşlerimize de Rabbim’den acil şifalar diliyorum. Öz topraklarınızın öz evladı Ülkücü Milliyetçi Hareket’in Lideri Genel Başkanımız Devlet  Bahçeli Beyefendi’nin hayır dualarıyla, baş sağlığı dilekleriyle ve en hasbi, en kalbi, en samimi selamlarıyla her birinizi ayrı ayrı selamlayarak, gönülden kucaklıyorum.

 

Bizler kaza ve kaderin, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine, şüphesiz şeksiz iman etmiş insanlarız. Yoktan var eden Rabbimize olan inancımız, tedbiri de elden bırakmadan gayret etmemiz gerektiğini de emretmektedir. 6 Şubat’ta maalesef beşeri imkanların da engelleyemeyeceği kadar büyük, derin ve şiddetli bir deprem yaşadık. 800 bine yakın evin yıkıldığı, 1,5 milyon insanın barınma sorununu karşı karşıya kaldığı ve telafi etmenin sosyal maliyetin değeri olamaz. Türkiye’nin GSYİH’nin yüzde 10’una tekabül ettiği, bir yıkım, bir dehşet, bir kıyamet, bir deprem. Bu felaketin yaralarını sarmak için devletimiz Cumhurbaşkanımızdan madenden gelen işçilerimize kadar seferber oldu. Tüm imkanlarıyla vatandaşlarının yardımına yetişti.

 

50 bin canımız enkaz altından çıkarken gördük ve anladık ki muhalefet etme göreviyle kendisini konumlandıranların, yurtseverliği, birlik beraberlik ruhu, dayanışma gayreti de o enkaz altında kalmış. Depremin olduğu ilk dakikalardan itibaren “Ne yapabiliriz?” sorusunu sormak yerine, “Ne koparırız!” derdine düşenlerin gözümüzde de gönlümüzde de kıymeti kalmamıştır. Deprem bölgesine poz kesmek, fotoğraf çektirmek için geldiklerini aşikar olan Kılıçdaroğlu ve kumar masasının müdavimi olan ortakları, bugün ortada yoktur. Kahramanmaraş’ta esameleri okunmamaktadır.

 

Asrın felaketini dahi hükümet karşıtlığına tahvil edip, devlete saldırmak, devletin varlığını sorgulamak için araç olarak kullanmak Kılıçdaroğlu’nun geleneğinde vardır. Çünkü Kılıçdaroğlu devletin kuruluş ilkeleriyle kavgalıdır, Mustafa Kemal Atatürk ile “husumet”lidir, Türk kimliğine karşı alerjilidir. Çünkü Kılıçdaroğlu’nun ittifak kurduğu ortakları da devletle sorunludur, Türklükle problemlidir. Onlar için seçilmiş hükümetin görevden gitmesi devletin iflas etmesinden daha önemlidir. 6 Şubat Depremi, samimi olanla içten pazarlıklı olanı, becerikli ile beceriksizi ayırt ettirmiştir. Devletimiz şükürler olsun ilk günden bu yana görevinin başında, yapacağı işlerin bilincindedir. Bugün her yerde yükselen konutlar, açılan yollar, imar edilen mahalleler, inşa edilen yaşam alanları da bunu göstermektedir. Rabbim bu günleri bir daha kimseye yaşatmasın. Bu güzel vatanı ve tüm insanlığı baş edemeyeceği afetlerle imtihan etmesin.

 

Depremin yaralarının sarılması için çabalarken, 14-28 Mayıs seçimlerini, deprem bölgesindeki 11 ilde Cumhur İttifakı’nın önde tamamlaması Kılıçdaroğlu, Akşener ve avanelerinin maskelerini bir kez daha düşürmüştür. “Yaşadıklarınız müstehak!” mantığıyla depremzede kardeşlerimize ve onların tercihlerine topyekün hakarete ve taarruza geçenlere söylenecek söz kalmış mıdır? Elleriyle kalp çizerek, yapay sırıtmalarla içlerinden kini kamufle etmeye çalışmalarına bu millet inanır mı? Yeniden gördük ki, Cumhur, Cumhur’dan yanadır. Türk ve Türkiye’den yanadır.

 

Ey bu dünyada her şeyden kıymetli bildiğimiz milletim! Biz sana aşkla bağlıyız, sevdanın en karasıyla sevdalıyız. Seninle ağlarız, seninle güleriz. Seninle omuzlarız dertlerin en büyüğünü. Cumhur İttifakı’na güvendin, yine güven. İstikrar için, İstikbal için, Türk Asrı’na ulaşmak, Türkiye Yüzyılı’nı birlikte kurmak için İki yiğit evladına, Recep Tayyip Erdoğan ile Devlet Bahçeli’ye yeniden sahip çık, sahip çık ki onurlu yarınlara birlikte uzanalım.